Haydi Göğe Bakalım!

Küçük Prensler’de Zamana Esir

Posted by on Kas 8, 2016 in Aklımdan Geçenler
No Comments

“Eşsiz bir çiçeğe sahip olduğumu sanıp kendimi zengin sayıyordum. Oysaki sahip olduğum, yalnızca sıradan bir gülmüş. Sıradan bir gül ve boyları ancak dizime kadar gelen, biri belki de sonsuza dek asla uyanmayacak olan üç yanardağ… Tüm bunlar beni büyük bir prens yapmaya yetmez ki!”

Ne kaybettiysek aklımızdan… Ne gönül kaldı bir nebze, ne de hoş sohpet. Aşka cesaretsiz birer korkak sürüsüyüz. Ne bir seda kaldı eskilerden, ne de bir özlü söz. Eskiyi özler durur, yeniye acıkırız. Önümüzden gidenleri görmezden gelir, aklımızın aklına uyar sürünürüz. Biz insanoğluyuz…

Küçük Prenslerde Zamana Esir

Küçük Prenslerde Zamana Esir

Gün gelir, durup düşünürüz belki. Ne kaldı ne gitti bizden. Geçmişimizi hesaba çekeriz. Zaman mıydı önemli olan, yoksa okul mu? Hani önce bitmesi gereken. Sevgi şımarıklığına kapıldı gitti çoğumuz. Arsızlaştı. Sonra en fakiri olduk bu hayatın. Ne bir seda kaldı bizi heyecanlandıran. Ne de bir kaç melodi. Akıp giden ömrün hızlılığı, huzursuzluluğuydu bizi düşündüren. Ne bir satırda birleşti iki kalem, ne bir eda kaldı gönle düşen.

Bak biraz etrafına, dışarı çık tüm huzursuz rutinlerden. Hangisiydi seni coşturacak biraz düşün… Hayata dur de. Çekil kenara. Aynı yerlerde aynı şeyleri yapmakla meşgulüz yine. Ancak farklı şeylerdi beklentilerimiz. Kapamışız kapılarımızı hayata. Kurmuşuz çelikten şart kilitlerini. Bekleriz ki gelsin kırsın biri. Beklerizki peri masalı olsun tüm hayatımızı. Peki bir ego, bir kendini yüceltmişlik niye? Ne götürebileceğiz ki yanımızda terk-i diyar ederken?

Ne zaman unuttuk birbirimizi sevmeyi, hayatı birbirimizden görmeyi. Edebsiz huzur avcısı modası, yalandan bekliyorum numarası, birazda drama martavalları… Yarın öbür gün konulur sözüm ona İnsta’ya fotoğrafları. Bekliyormuş görünürüz. Özlüyormuş sanarlar. Yazık ki kuruturuz böylece içimizde kalan son samimiyet damlalarını. Görmeyiz yanıbaşımızda, hemen dışarıda kalan arkadaşlıkları. Akıp giden zamana kul oluruz, sadece zamanı yakalamak verken. Biraz olsun küçük prens kalalım. Biraz olsun göğe bakalım. Belki o zaman göreceğiz geride kalanları:

Haydi Göğe Bakalım!

Haydi Göğe Bakalım!

“Geceleri gökyüzündeki yıldızlara bakacaksın. Sana yıldızımın nerede olduğunu göstermek isterdim ama o, öylesine küçük ki… Hem böylesi daha iyi. Böylece yıldızım diğerlerinden herhangi biri olacak senin için ve bütün yıldızları seyretmeyi seveceksin… Hepsiyle dost olacaksın. Geceleri gökyüzüne baktığında ben onlardan birinde olduğum ve gülümsediğim için bütün yıldızlar gülüyormuş gibi gelecek sana. Yalnızca senin gülmeyi bilen yıldızların olacak!”

Haydi göğe bakalım, şimdi tam zamanı…