FETÖ vs. Türkiye

15 Temmuz Darbe Girişimi, FETÖ ve Ermeni Meselesi

Posted by on Tem 23, 2016 in Aklımdan Geçenler, Gündem
No Comments

Tarih 20 Temmuz 2016, günlerden Çarşamba. 15 Temmuz Darbe girişiminden bu yana 5 gün geçmiş. Ortalık hâla toz duman. Televizyonda yayınlanan bir konuşmada, ordu içindeki FETÖ militanlarının yaptıkları ve kökenleri ile alakalı birkaç önemli husus konuşulmakta. Bilindiği üzre Kazım Karabekir, Ermeni meselesi akabinde binlerce Ermeni’yi orduya dahil etmiş idi. Bunu yaparken ki amacı orduyu karıştırmak değil, ileride oluşabilecek başka artçı darbelerin, devşirme sistemi ile önlenebilmesiydi. Ancak sonrasında İslam karşıtı inkilapların yapılması, bütün bu çocukların eğitilmesinden çok, daha da düşmanlaştırılmasına mahal verdi.

Gel gelelim bugünlerde gerçekleşen bu darbe girişimininde arkasında yer alan Fethullah Gülen’in, II. Abdülhamit’ten ve İslam dünyasından öc almak amacı gütmekte olduğu kanaatindeyim. Kendisinin Ermeni olduğu ihtimali kuvvetle muhtemel olmakla kalmayıp, birde devlet düşmanı ve İslam’a zarar verici halleri, 15 Temmuz günü zirve noktasına ulaştı.

Ana adı: Rabin??

Ana adı: Rabin??

1960, 1971, 1980, 1997 ve 2007 tarihlerinde gerçekleşen tüm darbeler, sadece yönetimsel bir değişikliği dikte etmekteydi. Bunlardan hiç birisi bu kadar canice hareket ederek insanlık dışı bir hâle ulaşamadı. Türk milletinin asil Mehmetçiği, kendi analarına, babalarına, kısaca halkına hizmetten vazgeçip silah doğrultmadı. Bu yaşanan hadiselerde de üstlerine karşı gelerek, kahramanca ve canı pahasına emre itaat etmeyen, zirveden en alt kademeye bütün vatan evlatları, darbenin önüne geçerek, asker kılığındaki o canilerin millete zarar vermesini önledi. Ancak bu yeterli olamadı. FETÖ’cu köpekler milletin çelik idaresi ve Mehmetçiğimizin asil duruşu karşısında can havliyle sağa sola saldırdı. Milletin evini, meclisini bombalayacak kadar alçaldılar. Eğer önüne geçilmeseydi, belkide yaşanacak olan muhtemel bir soykırımın ilk adımlarını da atacaklar, çoluk çocuk ayırt etmeksizin daha da alçalacaklardı. Hiçbir vatan evladının yapamayacağı nice vahim ve edepsiz faaliyetlerde bulundular.

Yıllarca İslamî çatıya sığınarak, kendilerini bu yolda hizmet etmekte olduklarını ifade ettiler. Bu sayede milyonlarca insanı kandırarak yollarını şaşırttılar. Bukalemunvâri kılık değiştirebilen, omurgasız ve karaktersiz kitleler oluşturdular. Bu sayede herşeyi kendilerine mübah görebilecek vahim bir hâle geldiler. Bundan dolayıdırki, darbe girişimi sadece 79 milyon vatan evladını değil, tüm İslam alemini etkiledi. Bizlerin bundan önce de olduğu gibi gidecek kaçacak bir yeri ve yurdu yok! Tüm müslamanların hâlen lideri olarak gördüğü Türk Milleti o kadar yüceki, Allah bizlerin içinden çıkabilecek bir fitneyi önledi. Bu kanser hücrelerini temizleyerek, yolumuza devam edebilmeyi bizlere nasip eyledi.

7’den 77’ye sokağa dökülen halk, her türlü siyasi ve etnik kimliği barındırmaktaydı. Kendilerini CHP olarak adlandıran grubun genel müdürü ise ancak darbenin düşüşüyle birlikte sahaya indi. Samimiyetsiz ve idealsiz bir topluluk dahi olsa, bu tarz bir harekete karşı tepkide gecikmemeliydi. Halkın birbiriyle ayrışmasından şikayetçi olan temsilcileri, halkının yanında olmak konusunda tereddüt edebildi. Yazıkki bu millet hâla o bayraklarındaki okların neleri temsil ettiği konusunda yeteri kadar bilinçlenemedi.

Hasılı, İslam alemini hedef alan bu kahpe hareket, Yunan’dan daha da aşağılaşabildi. Hasımlıkta bile mertliği önde tutan azîz Türk milletinin bu topluluktan uzaktan veya yakından bir bağlantısı olamaz. Bizlerin daha da kuvvetlenmesine ve birleşmesine sebep olan bu girişim, şer odaklı dahi olsa bizleri bütünlüğe sevketti. Bununla birlikte anlamalıyızki önümüzde yeniden kurulacak veya canlanacak bir medeniyetin temelleri atılmakta. Allah, İslam alemini buna hazırlamakta. Dünya bizlere Osmanlı gibi bir yiğite hasret. Mazlumlar ise gelişimizi, tekrar ayağa kalkışımızı dört gözle beklemekte…

# # # # # # # # #